Haruki Murakami etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haruki Murakami etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2017 Cuma

Koşmasaydım Yazamadım - Haruki Murakami

                                                KÜNYE
                                                KİTAP ADI:Koşmasaydım Yazamazdım
                                                YAZARI: Haruki Murakami
                                                SAYFA SAYISI: 176

                                             



Haruki Murakami'den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin...

"Murakami Bey, insan sizin gibi sağlıklı bir yaşam sürünce zamanla roman yazamaz hale gelmez mi?"

Arada sırada insanlar bu soruyu sorar bana. Roman yazmak, sağlıksız bir eylem; yazar olan kişi de sağlıklı olmak dediğimiz çemberden uzak bir yerde, mümkün olduğunca sağlıklı denemeyecek bir yaşam sürmek zorundaymış gibi. 

Biz roman yazmaya çalıştığımızda, insanlığın temelinde bulunan zehir gibi bir şeyi istemesek de çekip çıkarır, görünür kılarız. Yazarlar az çok bu zehre maruz kalır. Bu zehir işin içine girmediği sürece, gerçek anlamda yaratıcılık eylemi ortaya konulamaz çünkü (tuhaf bir benzetmeyle söyleyeceğim ama balonbalığının zehirli kısmının aynı zamanda en lezzetli kısmı olmasıyla tıpatıp benzeyen bir durum galiba). Ama gerçekten sağlıksız olan şeylerle uğraşmak için insan mümkün olduğunca sağlıklı olmak zorundadır. Bu, benim tezim. Yani sağlıksız bir ruh bile, yine sağlıklı bir vücuda gereksinim duyar. İşte bu yüzden, böyle biri sanatçı olamaz, dense bile ben koşmaya devam ediyorum.

Haruki Murakami'den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin... Koşmasaydım Yazamazdım kendini "utangaç biri" olarak tanımlayan yazarın belki de en kişisel kitabı.
(Tanıtım Bülteninden)


6 Mayıs 2016 Cuma

Sınırın Güneyinde Güneşin Batışında, Her Şeyin Başlangıcında...





KÜNYE
Kitap adı: Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında
Yazar:Haruki Murakami
Sayfa Sayısı:187
Türü:Roman
Çeviri:Pınar Polat
Yayınevi: Doğan Kitap


Tokyo’nun varlıklı mahallerinden birinde, sıradan ve sorunsuz gibi görünen bir hayat süren Hacime, hiçbir zaman sahip olduklarından daha fazlasını istememiştir. İyi bir evliliği, iki kızı vardır. Şehirdeki iki caz kulübünün sahibi olarak kıskanılacak bir kariyere sahip olmuştur. Yine de hayat ve kariyeriyle ilgili sinsi bir yetersizlik duygusuna kapılmaktan kendisini alamaz. İlk gençliğinde âşık olduğu, akıllı ancak tuhaf bir yalnızlık duygusu uyandıran Şimamoto’nun anısı, kalbini gölgelendirmektedir. Yağmurlu bir gecede, eskisinden çok daha güzel ve etkileyici görünen Şimamoto yeniden karşısına çıkar. Hacime artık gerçek anlamda bir dönüm noktasında olduğundan emindir.

Merhabaa, tüm Speedy Gonzalez halimle karşınızdayım. Hatta karşınızdayız demek daha doğru. Çünkü bu bizim için bir takım oyunu gibi. :) Yine kendini her zaman aynı mükemmellikle okutmayı başaran, en sevdiğimiz yazarlardan biri olan Haruki Murakami ile beraberiz. Acaba japoncanın akıcılığından kaynaklanan bir durum mu bu, cidden merak ediyorum. Şu zamana kadar üç tane kitabını okudum ve hep aynı akıcılık. Tabiiki aynı zamanda o büyüleyiciği, insanı saran anlatım. Haruki’nin muhteşem müzik bilgisi de yine bizimle tabiiki. Elimden düşmeyen bir kitap oldu. Bitmemesi için son sayfaları o kadar yavaş okudum ki, resmen direndim. Ama her güzel şey gibi bu da bitti.

Kitap Hacime’nin çocukluğundan kırklı yaşlarına kadar olan dönemlerinde neler yaşadığını anlatıyor. Hacime tek çocuktur. Çocukluğunu yaşadığı dönemin -kendisine göre- en farklı durumu budur. Çünkü etrafındaki arkadaşlarının her zaman kardeşleri vardır. Sınıflarına gelen Şimamoto adlı kız, Hacime’nin kendisi gibi insanlarında olduğunu anlamasını sağlamıştır. Aralarında özel bir bağ oluşmuştur. Ancak her insanda olduğu gibi ayrılıklar, birbirinden kopmalar onlar arasında da olmuştur. Ancak bu kopmalar her şeye rağmen aralarındaki özel bağı koparamamış ve her şeye rağmen, karşılaştıklarında daha da büyük bir şey olarak nüksetmiştir. Kitap Hacime’nin yalnızlığı, içsel sorunlarını, hayata bakışını, kararlarını ve Şimamoto ile olan özel bağını anlatıyor. 

 Kitabı okurken kendinizi sorgulayabilirsiniz. Acaba bende bu yola düştüm mü? diye hayatınızı yargılamadan? edemiyorsunuz. Birçok yönden çok güzel bir kitap. Haruki Muraki’mi yine bizi büyülüyor.
  Ancak karakterin bu kadar akıllı ve duygusal bağa önem veren biri olmasına rağmen davranışlarını hiç tasvip etmedim. Ergenlik döneminin bir faciaydı, otuz yedi yaşına gelip de hatalarının farkında olmasına rağmen yine aynı şekilde davranması, benim için hayalkırıklığı oldu. Bir yerden sonra kalbimizdense mantığımıza daha çok önem vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sonucu karşımızdaki insanı kırabilir; bizi ise daha çok…

Son kısım benim düşüncelerimdi. Okuduysanız, sizin düşünceleriniz neler? Teşekkür ederim sabırla okuduğunuz için :)

ALINTILAR

"O zamanlar bilmiyordum. Birini tekrar düzelemeyecek kadar kötü kırabileceğimi. İnsan, sadece var olarak diğer bir insanda dönüşü olmayan yaralar açabiliyordu."

"Asıl acı olan şey, geri dönemeyeceğimiz gerçeği. Bir kez ilerlemeye başladın mı, ne yaparsan yap gittiğin yoldan geri dönemiyorsun. En ufak bir sapma her şeyi sonsuza dek değiştiriyor."







2 Nisan 2016 Cumartesi

SAHİLDE KAFKA ile bilinmezin peşine...

KÜNYE
Kitap Adı:Sahilde Kafka
Yazar:Haruki Murakami
Sayfa Sayısı:656
Türü:Roman,edebiyat
Çeviri:Hüseyin Can Erkin
Yayınevi:Doğan Kitap


Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir "düzenek" gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibi peşindedir... Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar.

Sahilde Kafka, 21. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kitapları bağımlılık yaratan kült yazar Haruki Murakami'den, hayatın yavan gerçekliğine karşı büyülü bir dünyanın kapılarını açan bir roman.

2005; Yılın En İyi 10 Romanı, New York Times
2006; World Fantasy Ödülü
2006; Franz Kafka Ödülü'
(Tanıtım Bülteninden)

Merhabalar! Aslında nasıl başlayacağımı pek bilmiyorum;birazcık da acemi olduğumdan umarım beni mazur görürsünüz hehe ^^ Kitap hakkındaki yorumlarıma gelirsek öncelikle Haruki Murakami benim yeni tanıştığım bir yazar malesef.Malesef diyorum çünkü anlatış tarzı,üslubu beni gerçekten çok etkiledi.Daha önce okuduğum kitaplardan bir şekilde farklıydı.Evet,konu itibariyle kurgu bir roman gerçeküstü olaylar var fakat kitaptan öğrendiğim o kadar güzel şeyler oldu ki..
Yazar,kurguyla bir şekilde gerçek hayatı bağdaştırmış okurken altını çizdiğim o kadar cümle oldu ki (Bi ara kitabın hepsini çizicem sandım ama yapmadım yapmadım öyle şeyler :D) Gerçekten kitabı okurken müzikle,kitaplarla iç içesiniz.Ben okurken gerçekten diğer bölümde ne olucak diye çok merak ediyordum ve evet konuda karakterlerin bir şekilde birbiriyle bağlantılı olucağını tahmin ediyorsunuz fakat kitabın sonlar gerçekten beni çok şaşırttı.Hiç tahmin etmediğim bir şekilde bitti ve ben bir kez daha etkilendim.Karakterler demişken ben karakterleri de çok sevdim hepsi ölçülü derecede iyiydi bence bazen bazı kitaplarda sadece tek bir karaktere yoğunlaşalabiliyor ve böyle olunca da gerçekliği bir parça yitirmiş oluyor.Ama Sahilde Kafka'da yazar bir şekilde durumu dengelemiş ve bütün karakterlere özen göstermiş.Sanırım en sevdiğim karakterler Oşima ile Hoşino Bey oldu.Tabiki bendeniz Nakata amcayı da unutmamak gerek.Ah bir de okurken Saeki Hanım'ın yaptığı besteyi gerçekten çok merak ettim.Sizin en sevdiğiniz karakarakter hangisiydi? Bu arada unutmadan çevirmenin hakkının da yememek lazım.Araştırdığım kadarıyla direkt olarak Japonca'dan çevrilmiş ve bence çok başarılı.
Çok dolandırdım lafı demem o ki dostlar eğer okumadıysanız okuyun,okutturun bu kitabı.Eğer okuduysanız siz neler düşünüyorsunuz? Peki yazarın başka hangi kitaplarını okudunuz,önerebileceğiniz kitap hangisi olur? :)

ALINTILAR:
In dreams begin the responsibilities.-Yets.

Mutluluk masal,mutsuzluk öyküdür.-Tolstoy

'Kafka Tamura,herkesin hayatında artık geri dönülemez bir noktaya geldiği olur.Nadiren de artık daha ileri gidemeyebiliriz.O noktaya geldiğimizde bu iyi bir şey de olsa kötü bir şey de olsa,sessizce kabullenmekten başka çaremiz olmaz.İşte bu şekilde hayatta kalmayı başarırız.'

"Haddinden uzun düşünmek, hiç düşünmemiş olmaktan farksızdır."

“Berlioz’un bir lafı vardır: Eğer sen Hamlet’i okumadan yaşamını tamamlıyorsan, ömrünü bir kömür madeninin dibinde geçirmişsin demektir.”


“Hayal gücünden, bilhassa da düşlerinden çok korkuyorsun. 
Belki de esas korktuğun şey, hayallerinde üstlenmek zorunda kalacağın sorumluluklardır. Sonuçta uyanıkken hayallerini, arzularını yok saymayı sürdürebilirsin ama rüyalarını bastırman mümkün değil. 
Çünkü sadece rüyalarında özgürdür insan.”

İnsan kendisinin eksik bir parçasını bulmak umuduyla aşık olur. O yüzden de, aşık olduğu insanı düşünürken, kişisine göre değişmekle birlikte, az ya da çok hüzünlenir. Çok eski bir zamanda kaybettiği, özlemle andığı, uzaklarda kalan bir odaya adımını atmış gibi hislere kapılır. Bu hissi ilk keşfeden sen değilsin.

Neden birini çok sevmek,aynı zamanda o insanı derinden yaralamakla aynı olsun ki?Yani eğer öyleyse,birini çok sevmenin ne anlamı var ki? 
                                                                 Sahilde Kafka
                                                                 sen dünyanın öbür ucunda 
                                                                 ben sönmüş bir yanardağın ağzında
                                                                 kapının gölgesinde
                                                                 yazısını yitirmiş sözcükler
...
                                                                                                                           02.04.2016
                                                                                                                              19.12