Mektup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mektup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2017 Pazar

MEKTUP ARKADAŞLIĞI




Herkese çoook sıcak bir İzmir gününden merhabalar :) Bu aralar İzmir'de eriyip buharlaşıyoruz havalar o kadar sıcak ki -_-

Efendim Instagramda takip edenler mutlaka görmüşlerdir. (@kitabiminbirsayfasi) Biz biraz okullardan,stajlardan zaman bulup tabii biraz da bizim suçumuz (her şeye bahane bulmayalım 😁) özellikle Instagramda çok fazla aktif değildik ve bu durumu değiştirmek için instagramda okuduğumuz kitaplardan başka şeyleri de paylaşalım dedik.Ve bunlardan ilki mektup arkadaşlığı oldu :)


İlk önce ben mektup arkadaşlığına internette tanıştığım Koreli bir kızla başladım 2 sene önce.Aslında çok daha önceden başlamayı istiyordum ama hep endişelerim vardı ve bir türlü cesaret edemiyordum. Bir şekilde denk geldi ve Koreli arkadaşım bana mektup attı.Mektubu elime aldığım ilk anı sanırım hayatım boyunca unutamayacağım.Çünkü geçen 2 senede postacının mektuplarımı bırakmasında da hep aynı heyecan,şaşkınlık ve mutluluk hissettim.😍

Hiç yüz yüze görmediğiniz,tanışmadığınız biriyle yazışmaya başlıyorsunuz ve onun hoşlanabileceği hediyeler bulmaya çalışıyorsunuz her mektubu onun  beğenebileceği şekilde özenle hazırlıyorsunuz. Karşı tarafta aynı şekilde. Bir başkasının hayatına ortak oluyorsunuz yeni kültürler öğreniyorsunuz ve daha da bir sürü şey :) (susturamadılar 😅)

Tabi zaman geçtikçe ben Postcrossing olayına da el attım şu aralar pek kullanmasam da bir günü onu da yazmayı planlıyorum :)

Şimdilik son zamanlarda bana gönderilen 3 mektubu paylaşmak istiyorum sizinle 😍

P.S: Merak ettiğiniz her şeyi sorabilirsiniz :)

Endonezyalı bir arkadaşımdan gelenler :) 






İlk Türk mektup arkadaşımdan gelenler :) 






İngiltereden gelenler :)




Bir sonraki yazılarda görüşmek üzeree :)
Sevgilerimle,Bi'Psikolog

5 Nisan 2016 Salı

Sevgili Milena'ya Mektuplar...

KÜNYE
Kitap adı:Milena’ya Mektuplar
Yazar:Franz Kafka
Sayfa Sayısı:400
Türü:Mektup
Çeviri:Murat İbrahim Çelebi
Yayınevi:Panama


      Nasıl başlamalıyım bilmiyorum. Franz Kafka’nın Milena’sına yazdığı mektupların, Milena’nın Franz’ın vasiyetine uymadığı, onları yakmadığı için bugünlere kadar gelen mektupların, kitap olarak yayımlası sayesinde okuduğum bu kitap Milena’ya Mektuplar’dı. Herkesin ne kadar övdüğü bir kitap olduğunu biliyorsunuzdur çünkü kitap hakkında bilgi almak için şu an bunu okuyorsunuzdur büyük ihtimal. Ama benim fikrim kitabı aşık olanlar yani anlam çıkartabilecek insanlar okumalı. Ya da boş vakti olanlar. Kafka’nın Milena’ya aşkı gerçekten güzel. Sadece güzel diyorum çünkü eminim ki daha büyük aşklar, daha güzelleri olmuştur. Kitabı okurken en çok merak ettiğiniz şey; Milena’nın mektupları. “Acaba ne yazdı da Kafka bu kadar sinirlendi, üzüldü, kahroldu, uykusundan oldu diye düşünmeden edemiyorsunuz. Kitabın sonunda ek olarak birkaç Milena mektubu gördüğünüzde gerçekten Kafka’yı düşündüğünü, gerçekten Kafka’yı sevdiğine inanıyorsunuz. Onunda uzaklarda Kafka’nın onu düşündüğü kadar düşündüğünü görebiliyorsunuz. Kafka’nın aşkını betimlemesine, benzetmelerine bayılıyorsunuz. Kafka’nın korkularını, kıskançlığını,güvensizliğini ve tertemiz aşkını anlayabiliyorsunuz. “ Acaba Milena bunları hak edecek ne yaptı?" diye düşünüyorsunuz. Eh, bunun nedeni tabiiki yaşayamadığımız, ne kadar uzaklarda olduğunu bilmediğimiz o “aşk” galiba. Yani sığ gibi görünen ama çok derin bir düşünce. Tabii bu benim naçizane fikrim :) Toparlamak gerekirse, yine kendi fikrimi sunuyorum, boş vaktiniz varsa aceleye getirmeden yavaş yavaş okuyun derim. İmgelemeleri kaçırınca kitabın anlamı kalmayabiliyor. 

Birkaç sevdiğim sözlerini alıntı yapmadan geçemem :)

“ Bak Milena, ‘En çok seni seviyorum’ diyorum, ama gerçek sevgi bu değil belki, ‘Sen bir bıçaksın, beden durmadan içimi deşiyorum o bıçakla’ dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki”…
“ Belki önümüzdeki ay Prag’a gelebilirim, diyorsun.Gelme diye yalvaracağım sana neredeyse.Hayır lütfen gelme, sonunda dönmek zorunda kalacaksın nasılsa değil mi?”

Ve favorim…


“ Bugün Viyana haritasına baktım, sadece bir odaya ihtiyacın olmasına rağmen böyle kocaman bir şehri inşa etmiş olmaları bir an için anlamsız geldi bana."