Gezi Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezi Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Eylül 2017 Perşembe
YUNAN ADASI -MİDİLLİ
Herkese Bi'Psikolog'tan merhabalar :) Uzun süredir buralarda değildik ve burayı ihmal ettiğimizin farkındayız ama malesef bazı durumlar bu hale getirdi... Lafı çok uzatmadan gelelim Midilli gezimize...

Etiketler:
Gezi Günlüğü,
lesvos,
midili,
yunanadası,
yunanistan
24 Şubat 2017 Cuma
GEZİ GÜNLÜKLERİ : ESKİŞEHİR
Herkese Bi'psikolog'dan merhabalar :) Geçen gün anlattığım Ankara Gezisi'nden hızını alamayıp Eskişehir'e de gittik.(Okumadıysanız buraya tık tık 😊)
Eskişehir benim uzun zamandır gitmek istediğim bir şehirdi.Çünkü Eskişehir'de okuyan birsürü arkadaşım var ve İzmir'e geldiklerinde hep bahsediyorlardı.Ayrıca Eskişehir'in ünlüü Çiğbörek'ini denemeyi de çok istiyordum :)
Ankara'dan İzmir'e dönüş için uçak bileti bulamadığımızdan (malum sömestr) biz de Eskişehir'e gidip ordan da otobüsle İzmir'e dönüş yapalım dedik.Ankara'dan hızlı trenle gitmeyi planlamıştık fakat bütün trenler doluydu.(Şaşırtmadı 😑) O yüzden Ankaradan Eskişehir'e 3saat süren otobüs yolculuğuyla vardık.Daha önce hiç gitmediğimiz için ben nerelerde gezilmeli tarzında biraz araştırma yapmıştım.
Her ne kadar yer,yön bilmesek de sora sora Bağdat bulunur derler :) Bu söze güvenerek Eskişehir gezimize başladık.
Garaj biraz şehir dışında Eskişehir'de.Fakat hemen önünde tramvaya binebiliyorsunuz.Ve öğrenci bileti de çok uygun.(Yanlış hatırlamıyorsam 1.30 gibi bir şeydi.) Ben ilk defa tramvaya bindiğim için biraz heyecanlıydım fakat bizim İzban'dan bir farkı yokmuş yahu :) Eskişehir'in sevdiğim bir tarafı genel olarak düz olması.Bu yüzden ilkbaharda giden turistler bisiklet kiralayıp gidiyolarmış ama biz kışın gittiğimiz için böyle bir şansımız olmadı tabii ki :D
Porsuk Çayı etrafındaki çarşıyı gezdikten sonra acıktık ve çok ünlü olan Papağan Çiğbörek'e gittik. Evet,Eskişehir'de nerede yiyebiliriz sorusuna direkt olarak Papağan diyorlar.Başka bir yerden yemediğim için karşılaştıramıyorum ama ben beğendim.Papağan'ı anlatmam gerekirse çok küçük bir dükkan ve aşırı kalabalık oluyor.Sıra bekliyorsunuz bu yüzden.Bazıları yarım saat bile beklediğinden bahsettiler.(Neyse ki biz şanslıydık ve 10dk sonra bir masaya oturmuştuk.)Ben çiğbörek'in tadını beğendim ama biraz fazla yağlı.Yani sıklıkla yiyebileceğim bir yiyecek değil.Ama 2-3 ayda bir yiyebilirim.(Evrene mesajlar 😋)
Bir de çok ünlü olan bir bozacısı varmış ama ben daha önce hiç boza içmediğim için denemek istemedim.Bir de çiğbörek yedikten hemen sonra önünden geçtik midemde yer yoktu anlayacağınız.
Çarşıdan doğruca Odunpazarı Evlerine doğru yürüdük.Orada yokuşun başında çok güzel,samimi bir kafe var.Bir süre orada dinlendik.Keşke İzmir'de de böyle bir mekan bulabilsem..

Daha sonra Balmumu Müzesi'ne girdik.Burada artık ben susuyorum fotoğraflar konuşsun diyorum...
Bu arada Eskişehir'in insanları gayet kibar insanlar.Bir mağazaya girmiştik ve sahibiyle konuşurken İzmir'den geldiğimizden bahsetmiştik.Bizi hiç tanımamasına rağmen bize yemek ikram etmek istedi.Çok misafirperverler..
Ayrıca kıyafet olarak -bilmiyorum belki de indirim dönemine denk geldim-bana fiyatlar uygun geldi nedense.. İzmir-Eskişehir hızlı treni olsa keşke dediğim zamanlardan yine :D
Eskişehir iklim olarak soğuk olmasına rağmen insanları sıcacıklar. Şirin, güzel bir şehir olarak kaldı ben de.. Umarım bir kez daha gidebilirim :)
Okuduğunuz için teşekkürler..
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...
Eskişehir benim uzun zamandır gitmek istediğim bir şehirdi.Çünkü Eskişehir'de okuyan birsürü arkadaşım var ve İzmir'e geldiklerinde hep bahsediyorlardı.Ayrıca Eskişehir'in ünlüü Çiğbörek'ini denemeyi de çok istiyordum :)
Ankara'dan İzmir'e dönüş için uçak bileti bulamadığımızdan (malum sömestr) biz de Eskişehir'e gidip ordan da otobüsle İzmir'e dönüş yapalım dedik.Ankara'dan hızlı trenle gitmeyi planlamıştık fakat bütün trenler doluydu.(Şaşırtmadı 😑) O yüzden Ankaradan Eskişehir'e 3saat süren otobüs yolculuğuyla vardık.Daha önce hiç gitmediğimiz için ben nerelerde gezilmeli tarzında biraz araştırma yapmıştım.Her ne kadar yer,yön bilmesek de sora sora Bağdat bulunur derler :) Bu söze güvenerek Eskişehir gezimize başladık.
Garaj biraz şehir dışında Eskişehir'de.Fakat hemen önünde tramvaya binebiliyorsunuz.Ve öğrenci bileti de çok uygun.(Yanlış hatırlamıyorsam 1.30 gibi bir şeydi.) Ben ilk defa tramvaya bindiğim için biraz heyecanlıydım fakat bizim İzban'dan bir farkı yokmuş yahu :) Eskişehir'in sevdiğim bir tarafı genel olarak düz olması.Bu yüzden ilkbaharda giden turistler bisiklet kiralayıp gidiyolarmış ama biz kışın gittiğimiz için böyle bir şansımız olmadı tabii ki :D
Porsuk Çayı etrafındaki çarşıyı gezdikten sonra acıktık ve çok ünlü olan Papağan Çiğbörek'e gittik. Evet,Eskişehir'de nerede yiyebiliriz sorusuna direkt olarak Papağan diyorlar.Başka bir yerden yemediğim için karşılaştıramıyorum ama ben beğendim.Papağan'ı anlatmam gerekirse çok küçük bir dükkan ve aşırı kalabalık oluyor.Sıra bekliyorsunuz bu yüzden.Bazıları yarım saat bile beklediğinden bahsettiler.(Neyse ki biz şanslıydık ve 10dk sonra bir masaya oturmuştuk.)Ben çiğbörek'in tadını beğendim ama biraz fazla yağlı.Yani sıklıkla yiyebileceğim bir yiyecek değil.Ama 2-3 ayda bir yiyebilirim.(Evrene mesajlar 😋)Bir de çok ünlü olan bir bozacısı varmış ama ben daha önce hiç boza içmediğim için denemek istemedim.Bir de çiğbörek yedikten hemen sonra önünden geçtik midemde yer yoktu anlayacağınız.
![]() |
| Burası çok dikkatimi çekti fakat burada oturma fırsatım olmadı :( |
Çarşıdan doğruca Odunpazarı Evlerine doğru yürüdük.Orada yokuşun başında çok güzel,samimi bir kafe var.Bir süre orada dinlendik.Keşke İzmir'de de böyle bir mekan bulabilsem..
Daha sonra Balmumu Müzesi'ne girdik.Burada artık ben susuyorum fotoğraflar konuşsun diyorum...
Bu arada Eskişehir'in insanları gayet kibar insanlar.Bir mağazaya girmiştik ve sahibiyle konuşurken İzmir'den geldiğimizden bahsetmiştik.Bizi hiç tanımamasına rağmen bize yemek ikram etmek istedi.Çok misafirperverler..
Ayrıca kıyafet olarak -bilmiyorum belki de indirim dönemine denk geldim-bana fiyatlar uygun geldi nedense.. İzmir-Eskişehir hızlı treni olsa keşke dediğim zamanlardan yine :D
Eskişehir iklim olarak soğuk olmasına rağmen insanları sıcacıklar. Şirin, güzel bir şehir olarak kaldı ben de.. Umarım bir kez daha gidebilirim :)
Okuduğunuz için teşekkürler..
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...
Etiketler:
balmumumüzesi,
çibörek,
eskişehir,
Gezi Günlüğü,
odunpazarı
27 Ocak 2017 Cuma
Ankara Gezisi vol- 2
Herkese merhabalar :) Uzun zamandır buralarda olamayan ben (Psikolog hanım :D ) ard arda yazılarla geri dönüyorum inşallah kendimi affettirmek için :)) Aslında burada olmayı özlüyorum ama biraz derslerimin yoğunluğu,sınavların stresi,tatil girince gitmem gereken yerler de oldu, eh tamam itiraf ediyorum biraz da üşengeçliğimden :D
Bir önceki yazıda da okumuşsunuzdur. Bi avukatımız geçenlerde Ankara'ya gitti.(Okumayanlar için tık tık.) O gider de ben gidemez miyim diyormuşum :D Ben de daha geçen hafta Ankara'daydım çünkü bir aile dostumuzun kızının düğünü vardı.Düğün Cuma akşamıydı ve bizde İzmirden Perşembe akşamı uçakla Ankara'ya uçtuk. Gidiş yolculuğumuz çok rahat olsa da dönüş için aynı şeyi söyleyemeyeceğim çünkü öğrenciler sömestr tatiline girdiği için uçaklarda hiç yer kalmamıştı.(Nasıl mı döndük? Çok yakında bir sonraki yazımda 😚)
Ankara da ben sevgili Avukatçığımız gibi çok özgürce gezemedim çünkü tek başına değildim ailemle birlikte gittim.Ve bizi orada babamın 42 yıllık arkadaşı gezdirdi.Orada yaşayan birinin bizi gezdirmesi tabiki bazı yönlerden çok iyiydi.(Toplu taşıma aracı kullanmadık sağolsun 😏) Ayrıca birkaç defa daha Ankara'da bulunmuştum bu yüzden bazı tarihi yerleri gezmiştim daha önceden.Bu sefer Ankara'nın görmediğim taraflarını gördüm :)
Ben Ankara'da Emek Mahallesinde kaldım otogara yürüme mesafesindeydi fakat havalanından bir hayli uzakta.
Öncelikle sabahleyin kahvaltıdan sonra Mehmet Akif Ersoy'un İstiklal Marşı'mızı yazdığı eve gittik.Duvardaki yazılar ve ses kayıtlarından ev ve M.Akif Ersoy hakkında bilgi alabiliyorsunuz.
Aslında incelediğinizde ev çok gösterişli bir yer değil.Zaten M.Akif de çok zengin biri değil.. Ama bununla yetinmeyi ve mutlu olmayı gayet iyi öğrenmişler. Ordayken,şu anki yaşamımızı düşündüm ve atalarımızın çok büyük zorlukların içindeyken bile içlerindeki vatan sevgisini daha iyi anladım. Aklımda da bir soru biz her şeyimiz varken neden mutlu değiliz?
M.Akif Kültür Evi'nden çıktıktan sonra küçük bir çarşısı var buranın biraz da burayı turladık..
Ankamall'a ben de gittim ve büyüklüğü karşısında vay demekten kendimi alamadım.İzmir'deki iki alışveriş merkezi büyüklüğünde bir yer ve sömestr tatilinden dolayı çok kalabalıktı.
P.S.Böbreklerimi bırakmak için ben de Beyond'a uğrayacaktım ama çok kalabalık olduğundan ve de çok fazla zamanım olmadığından uğrayamadım.. (Paçayı yırttım yani sayın Avukat hanım 😛)
Bir önceki yazıda da okumuşsunuzdur. Bi avukatımız geçenlerde Ankara'ya gitti.(Okumayanlar için tık tık.) O gider de ben gidemez miyim diyormuşum :D Ben de daha geçen hafta Ankara'daydım çünkü bir aile dostumuzun kızının düğünü vardı.Düğün Cuma akşamıydı ve bizde İzmirden Perşembe akşamı uçakla Ankara'ya uçtuk. Gidiş yolculuğumuz çok rahat olsa da dönüş için aynı şeyi söyleyemeyeceğim çünkü öğrenciler sömestr tatiline girdiği için uçaklarda hiç yer kalmamıştı.(Nasıl mı döndük? Çok yakında bir sonraki yazımda 😚)Ankara da ben sevgili Avukatçığımız gibi çok özgürce gezemedim çünkü tek başına değildim ailemle birlikte gittim.Ve bizi orada babamın 42 yıllık arkadaşı gezdirdi.Orada yaşayan birinin bizi gezdirmesi tabiki bazı yönlerden çok iyiydi.(Toplu taşıma aracı kullanmadık sağolsun 😏) Ayrıca birkaç defa daha Ankara'da bulunmuştum bu yüzden bazı tarihi yerleri gezmiştim daha önceden.Bu sefer Ankara'nın görmediğim taraflarını gördüm :)
Ben Ankara'da Emek Mahallesinde kaldım otogara yürüme mesafesindeydi fakat havalanından bir hayli uzakta.
Öncelikle sabahleyin kahvaltıdan sonra Mehmet Akif Ersoy'un İstiklal Marşı'mızı yazdığı eve gittik.Duvardaki yazılar ve ses kayıtlarından ev ve M.Akif Ersoy hakkında bilgi alabiliyorsunuz.
Aslında incelediğinizde ev çok gösterişli bir yer değil.Zaten M.Akif de çok zengin biri değil.. Ama bununla yetinmeyi ve mutlu olmayı gayet iyi öğrenmişler. Ordayken,şu anki yaşamımızı düşündüm ve atalarımızın çok büyük zorlukların içindeyken bile içlerindeki vatan sevgisini daha iyi anladım. Aklımda da bir soru biz her şeyimiz varken neden mutlu değiliz?
M.Akif Kültür Evi'nden çıktıktan sonra küçük bir çarşısı var buranın biraz da burayı turladık..
Ankamall'a ben de gittim ve büyüklüğü karşısında vay demekten kendimi alamadım.İzmir'deki iki alışveriş merkezi büyüklüğünde bir yer ve sömestr tatilinden dolayı çok kalabalıktı.
P.S.Böbreklerimi bırakmak için ben de Beyond'a uğrayacaktım ama çok kalabalık olduğundan ve de çok fazla zamanım olmadığından uğrayamadım.. (Paçayı yırttım yani sayın Avukat hanım 😛)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













































